(NDS 71) Dramaturg Esen Çamurdan Habitus Kitap tarafından yayınlanan bu son eserinde çağdaş Türk tiyatrosunun sorunlarını doğru saptayabilmek için Tanzimat döneminin bize ışık tutabileceğine inanıyor; beş yazarın 1860 (Şair Evlenmesi) ile 1885 (Fürs-i Kadimde Bir Facia yahut Siyavuş) yılları arasında kaleme aldığı on altı oyunu irdeleyerek okuyucunun aklında soru işareti bırakmak istiyor.
(NDS 70) Yazar Mine Kırıkkanat’ın ilk çocuk kitabı Büyümek İstemiyorum büyüdükçe sorumluluk almaya başladığını fark ettiği için bebek kalmak isteyen, Luka Can isimli oğlan çocuğunun öyküsünü anlatıyor. Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan kitapta yazar, çok dilli bir ailede yetişen Luka Can’ın hikayesi üzerinden anne-babalara sesleniyor.
23 MAYIS CUMARTESİ  SAAT: 12.30' da  MÖVENPİCK OTELİ'NDE 45, 55, 85, 95, 2005 Mezunlarına “Anı Diplomaları" verildi.
(NDS 78) Klio Etnopulos Purnara kitabında geçmiş ile günümüz arasında duygu yüklü bir hikâyeyi oya gibi işliyor. Bir kadın, yedi beden… Tüm imkânlarla başlayan bir hayat kaç defa imkânsızlığa sürüklenir? Ve bir kadın kaç defa yeniden ayağa kalkar? Her defasında kendinden bir şeyler kaybedip nasıl daha da güçlenir? Entrikalar, savaş öncesinin şaşaalı günleri, savaşın kül rengi yüzü ve aşkın yedi bedeninde tutkuyla çarpan bir kalbin İstanbul, Paris, Atina üçgeninde asırlık…
(NDS 90) Saadet Özen’in Dünya Kitap Dergisi’nin “Gastronomi” ödülünü alan bu kitabı çikolatanın geçmişinden bir sayfaya; Osmanlı döneminde başlayan, 1960’lara kadar uzanan yerli tarihine odaklanıyor. Çikolatanın nasıl geldiğini, tanıtıldığını ve algılandığını ele alıyor... Eskiden çikolata fabrikalarının yoğunlaştığı yerleri saran, bugün kaybolmuş olan kakao hamurunun yoğun, şekerli kokusunun eşliğinde.
(NDS 72)-Vivet Kanetti’nin son kitabı. O tatlı ama huysuz küçük kız, “olağan”daki absürdü gören, onu da ironiyle deşen bir genç kız şimdi. Hayat, ilişkiler, 80’ler, siyaset ve sanattan yansıyanlar, yine Huysuz’un diliyle, serinin bu ikinci romanında. Vivet Kanetti, elinden tutup 17’sine getirdiği Huysuz’la birlikte 80’lerde o evden bu eve, şu masadan bu masaya dolanıp Türkiye’yi dinlememizi sağlıyor.